top-banner

Akbelen'de olan ve olması gereken...

Gezi Parkında mesele nasıl yalnızca birkaç ağacın kesilmesini engellemek değildiyse, elbette Akbelen'de de öyle değil. Olmamalı da zaten...

Akbelen işsizlikle, geçinememekle, emeğinin karşılığını alamamakla, talanla, istismarla ve dahi burada bu sütunda saymakla bitiremediğimiz türlü haksızlıklarla karşı karşıya kalanların zihinlerinde biriken öfkenin ortaya çıkardığı bir umut, bir gelecek tahayyülü ve elbetteki siyaseti...

Devamını Oku

Hatasını ilk kabullenen kazanacak...

Son Cumhurbaşkanlığı seçimleri, kaybedenler için büyük hayal kırıklığı ve neredeyse nihilizme varan bir umursamazlık olarak dışarıya yansıyor. Bu öğrenilmiş çaresizlik hali onların, en azından yakın bir gelecek içinde siyasetten pek bir umudu kalmadığını gösteriyor. Böyle hissetmekte haklılar çünkü Türkiye'de hakim siyasetin topluma söyleyebileceği yeni hiçbir şey kalmamış gibi görünüyor.

İktidar cephesi,...

Devamını Oku

Korkuyu yenmek...

Korku bilinen en kötü yol arkadaşıdır. Önce paniğe yol açar, sonrasında ise yöneldiği objeye karşı öfke ve nefrete sebep olur. Beynimiz korkudan kurtulmaya, sakinleşmeye ve rahatlamaya ihtiyaç duyar. Eğer bu kısa sürede gerçekleşmezse, beyin sorun çözme sistematiğini kaybederek felç olur.Bu tehlikeye karşı silahsız değiliz. Örneğin derin dalış derslerinde doğru nefes...

Devamını Oku

Refahı zenginlere, krizi yoksullara...

Geçtiğimiz haftaki vergi zamları fırtınası tüm Türkiye'ye bir kez daha kemer sıkma dönemlerini hatırlatmış olsa gerek. CHP'nin seçim öncesi vaat ettiği 'rasyonel' politikaları uygulamak AKP'li Mehmet Şimşek'e nasip oldu; ancak isimler değişse de krizin faturasının vatandaşa kesildiği gerçeği yine değişmedi. Muhalefetin ise yapılan vergi zamlarına karşı söyleyebileceği gerçekçi tek bir...

Devamını Oku

Çürük olan ve binaları yıkan düzen

Kahramanmaraş merkezli 11 ili kapsayan ve resmi rakamlarda dahi 50 binin üzerinde can, 100 milyar dolardan fazla maddi kayba yol açan deprem bir doğa olayıdır; ancak sebep olduğu yıkımı yaratan, bilim ve aklı devre dışı bırakarak yalnızca maddi çıkar peşinde koşan piyasa düzenidir.

Bilahare Kastamonu ve depremin vurduğu Şanlıurfa'da yaşanan sel...

Devamını Oku

Kılıçdaroğlu daha şanslı...

Seçimlerin ardından Kılıçdaroğlu 'keşke aday olmasaydım' düşüncesini aklından geçiriyor mudur bilmiyorum ama, insan eti yiyen balıklarla dolu havuzdan her yanı yara bere içinde ve can havliyle de olsa kurtulduktan sonra kendisini havuza kimin attığını arayan, ancak sorumluluk üstlenen birini bulamayan fıkradaki kahramandan daha şanslı olduğu kesin.

Daha şanslı, zira en azından...

Devamını Oku

Nedir bu değişim?

Zamanın ruhu değişim için CHP'nin kapısını dövüyor... CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve sözcüsünün Ekrem İmamoğlu'nu kastederek 'Tek bir kişinin isteği ile değişim olmaz.' demesinin ise, kapıya dayanan değişim talebinin boyutunu küçümsemek, değişim taleplerini siyasetsizleştirerek değersizleştirip kuvvetini azaltmaya çalışmak amacı taşıdığını düşünüyorum. Partinin kapısına değişim için dayananın sadece İmamoğlu olduğunu varsaymak,...

Devamını Oku

Resmi büyüterek bakınız...

Zihnimde birbiriyle bağlantılı olabileceğini düşündüğüm bir çok sorunun olası yanıtlarını aradığım bu yazının başlığı, 24. dönemde TBMM'de birlikte görev yaptığım arkadaşım Giresun eski Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu'na ait. Ortak grubumuza attığı bir resmin altındaki 'resmi büyüterek bakınız' mesajı hem bu yazıya, hem de başlığına ilham verdi.

2010 yılında toplanacak kurultay için başlatılan...

Devamını Oku

İki ders: Kılıçdaroğlu mu öğrenecek yoksa İmamoğlu mu?

Geçtiğimiz hafta bu köşede, Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan Genel Başkanlık tartışmaları bağlamında isimlerden daha önemli olanın izlenen politika ve gidilen yön olduğunu, isimlerin ve yöntemlerin ise ancak bundan sonra ikinci planda önem arz ettiğini yazmıştım. Bu hafta ise isimler ve yöntemler üzerinden devam edelim:

Yeni hükümeti, yeni (aslında eski) ekonomi politikasını...

Devamını Oku

Erdoğan'ın çalışma odasındaki portrelerin sırrı

Avcılar, avladıkları avın kafasını veya postunu evlerinin görünür bir duvarına asarak sergiler. Eğer Erdoğan'ı bir avcı olarak kabul edecek olursak, çalışma odasının duvarlarında bir düzineye yakın Kılıçdaroğlu ve çeyrek sayıda da Baykal portresi olsa gerek. Liderleri, yöneticileri, onları seçen mahalle, ilçe, il ve kurultay delegeleri değişse de son 40 yıldan...

Devamını Oku
<< < 5 6 7 8 9 > >>
top-banner