2026

Hayat neden bu kadar ağırlaştı? - 7

Altı haftadır insan hayatına baktık. Okul sıralarından plaza katlarına, ücretlerden kiralara, bireylerden ailelere, yalnızlıktan ekranlara, ekranlardan bitkin zihin ve bedenlere uzanan ince çizgiyi, bu ince çizgi üzerinde hayatta kalmaya çalışan insanları takip ettik. 

Şimdi biraz da devletlere ve siyasete bakmak gerekiyor.

Bu yazı dizisinde anlattığım dönüşümler ilk bakışta bireyin hayatına dair görünebilir.
...

Devamını Oku

Hayat neden bu kadar ağırlaştı? - 6

Bu yazı dizisi kapsamında geçtiğimiz beş haftada, insan hayatının her yönden nasıl kuşatıldığının, hayatın nasıl ağırlaştığının detaylarına girdik. Kendisine verilen bütün gelecek vaatleri boşa çıkan, ne okuduğu okulun ve aldığı diplomanın, ne yaptığı işin ve verdiği emeğin bir önemi, bir karşılığı olmayan; hayatı hayatta kalma mücadelesiyle geçen, tüm teselli imkanları
...

Devamını Oku

Hayat neden bu kadar ağırlaştı? - 5

Dizinin önceki yazılarında insanların hayat kurma imkânlarının nasıl daraldığına farklı açılardan bakmaya çalıştık. Genç okuyor, mezun oluyor, iş bulabilirse çalışmaya başlıyor; fakat aldığı ücretle ne bağımsızlaşabiliyor, ne güvenli bir gelecek planlayabiliyor, ne de çoğu zaman kendine ait küçük bir hayat alanı kurabiliyor. Ev pahalı, şehir pahalı, dışarı çıkmak pahalı, çocuk
...

Devamını Oku

Hayat neden bu kadar ağırlaştı? - 4

Önceki yazılarda isimsiz ve sessiz çoğunluğun hayat mücadelesine farklı açılardan bakarak bu noktaya kadar geldik: Gençler okuyor, mezun oluyor, girebilirse bir işe giriyor ama aldığı maaşla hayat kuramıyor, bir odanın kapısını kapatacak kadar bağımsızlaşamıyor. Kirasını, faturasını, yol parasını, gıdasını, belki ailesine vereceği desteği düştükten sonra geriye gelecek diye bir şey
...

Devamını Oku

Hayat neden bu kadar ağırlaştı? - 3

Geçen yazıda, diplomanın ve çalışmanın artık güvenli bir hayata açılan bir kapı olmaktan uzaklaştığını, ücretlerin erimesinin bir yandan çalışmanın anlamını azaltırken öte yandan da çalışmanın şartlarını giderek ağırlaştırdığına değinmiştim. Bu yazıda ise tüm olumsuzluklarına rağmen o kapıdan içeri giren, girmeyi başaran, yani öğütleri dinleyerek sınavlara hazırlanan, belki ailesinin olmayan imkanlarını
...

Devamını Oku

Hayat neden bu kadar ağırlaştı? - 2

Bu dizinin ilk yazısında, Türkiye’de ve dünyada yaşanan sorunların birbirinden bağımsız arızalar değil, daha büyük bir düzen krizinin parçaları olduğunu belirtip, bu parçaları bir araya getirerek fotoğrafın tamamını gözler önüne sermenin gerekliliğinden bahsetmiştim. Bu ikinci yazıda o krizin belki de ilk somut durağına, eğitimden çalışma hayatına uzanan yolculuğa değinmek istiyorum. 

Bir
...

Devamını Oku

Hayat neden bu kadar ağırlaştı? - 1

Bu yazının, uzun sürecek bir dizinin ilk üyesi olmasını umuyorum... Konuya direkt, Ekim 2024 tarihli bir yazımdan bir Bertell Ollman alıntısıyla başlayayım:

"1987 yılında bir grup uzay bilimci, milyonlarca galaksiden oluşan devasa bir yapının keşfedildiğini duyurdular. 'Büyük çekici' (great attractor) ismini verdikleri bu kozmik yapının güneş sistemi ve dolayısıyla da gezegenimiz
...

Devamını Oku

Muhafız devletin hibrit rejimi

31 Mart yerel seçimleri, yalnızca bir belediye seçimi değildi. O gün sandıktan çıkan sonuç, Türkiye’de geniş halk kesimlerinin iktidara biriken öfkesinin açık ifadesiydi. İşçi, işsiz, emekli, memur, küçük esnaf, gençler ve geleceği çalınmış milyonlar, sadece oy kullanmadı; aynı zamanda “artık yeter” dedi ve AKP'yi sandığa gömdü. CHP'nin çiçeği burnunda yönetimi,
...

Devamını Oku

Merkez siyasetin bitmeyen çöküşü...

Türkiye’den bakınca Almanya'nın Münih şehrindeki belediye başkanlığı seçimi ilk anda ilgi çekmeyebilir; hatta Türkiye'de belediyelere yapılan operasyonlar, kayyum tartışmaları, savaş, enerji krizi, enflasyon gibi yangınlar dururken bu seçim hakkında yazmak saçını taramak olarak görülebilir. Oysa 22 Mart 2026’daki ikinci turla sona eren ve sosyal demokrat SPD'nin 42 yıldır yönettiği Münih'i
...

Devamını Oku

Yiğit siyasetçi aranıyor

Geçen haftaki yazımda, ABD’nin İran'da yaşadığı egemenlik–piyasa geriliminden bahsederken, “dünyanın jandarması” olarak tarif edilen bir gücün, en sert güvenlik kararlarını bile piyasaların ritmine göre tartmak zorunda kalmasının, sistemin devletleri nasıl budadığına bir örnek olarak sunmuştum. Bu hafta ise aynı fotoğrafın bir başka tarafını aydınlatıp konuyu Türk siyasetine bağlamak isterim: Çin,
...

Devamını Oku
1 2 > >>